Новости
Erivan Kurt Radyosundan (1955) Erivan Zaza Konferansina (2011)
Görünüşte bir üniversite tarafından düzenlenen bu konferans, uzun bir zamandan beri hazırlanan, şimdi uygulanmaya başlanan ve gelecekte de sürdürülecek olan “yönetici bir aklın” ürünüdür.
Sari Lınge de Kundıreyi / Ela Mı Lıngede Çarıx u Çermeo*
Erivan’da Bir konferans: THE ZAZA PEOPLE: HISTORY, LANGUAGE, CULTURE, IDENTITY – Yerevan, Armenia, 28-30 October, 2011 Adı altında organize edilen bu konferansın her ne kadar “Zaza” halkı hakkında olduğu söylensede aslında Dersim hakkındaki arka planını uzun yıllardır takip ettigimiz bir “akıl” tarafından yapılmaktadır.
Tiflise dönen Adriyanik’in masa başında yazdığı bu Hint kumaşı cinsinden kitap bizlere efsane gibi anlatılmaya devam ediyorlar. Bu namlı kitabı edinebilmek için 1996 yılında Asatriyan ve eşi ile bir telefon görüşmesi yaptık. Önce çok sevindiklerini, her zaman Zazalar ile irtibat kurmak istediklerini belirttiler. Biz Vakıf olarak kendimize Kımanc dilimize de Kırmancki dediğimizi belirttik. Bahsedilen kitaptan bizlere Zaza dendiğini felan anlatmaya çalışınca, bizde Adriyanik’in yukarıda aktardığımız meselesini anlattık ve her seyin altında Ermenlilik arama fantazileri olduğunu ve bu fantazinin Fransız, Alman ve İngiliz kaynakları tarafından da teyit edildiğini belirtmemiz üzerine konuşma sona erdi. Bu ilk ve son telefon görüşmemizde istediğimiz kitabı edinemedik ama bu ikiliyi tanımış olduk ve takip etmeye çalıştık. Bu ikiliyle ve Asatriyanın başında olduğu kurumla bağlantısı ve yazışmaları olan bir çok kişi olduğunu ileriki yıllarda öğrendik. Bu kişilerin Asatriyan ve Arakelova’nın beklentilerinin üzerinde performans sergilediklerini ve bu konferansın düzenlenmesinde de bu preformansın etkili olduğunu artık herkes biliyor.
Konferans her şeyden önce yeni Mikailler devşirmek için organize edilmiş.
Bu konferansın temel amacı gelişen Dersim fikriyatına dolaylı olarak müdahele etmektir. Bu tür konferanslarla devşirilecek olanların gelişen Dersim fikriyatına verecekleri bir hesaplarıda elbette olacaktır.
Konferansa adı verilen FRIEDRICH CARL ANDREAS’ı tanıyanların konferansın asıl amacının yeni sahte bilim adamlarının Dersim fikriyatının başına musallat edileceğini tahmin etmeleri zor olmayacak. Konferansın tanıtımında FRIEDRICH CARL ANDREAS hakkında verilen bilgide Zaza dili açısından “pioneer” tabiri kullanılmış. Oysa bu şahsın biografisine bakıldığında Zazaca ve Dersim ile uğraştığına dair bir ibare yok. Ama “kiliseyi çalan elbette kılıfı hazirlar”. Onun uğraş alanı ağırlıklı olarak İran, Avesta ve yaşamının son yıllarında da Çin’in Tufan bölgesidir.
FRIEDRICH CARL ANDREAS’ı ünlü yapan onun bilimsel çalşmalarından ziyade Nietze gibi bir çok felsefeciyle ilişkisi olan Lou Andreas-Salomé duyduğu platonik aşktır. Aşkı karşılık bulmayınca da kendisini onun gözleri önünde bıçaklayarak evlenmeye ikna etmeye çalışmasıdır. Evlilik olur ama birliktelik olmaz. Çünkü Lou onunla birlikte olmama şartıyla evlenir.
Konferansın organizatorlerinden biri de Leiden üniversitesi olarak gecmektedir. Leiden üniversitesinin Türkiye ve İranla uğraşı tarihi oldukça eskidir. Ama bu uğraş “çarpıtma-uydurma” amacı güden bu konferansa katılması için geçerli neden olamaz. Bunun nedenini araştırırken FRIEDRICH CARL ANDREAS’ın Hollanda’nın eski sömürgesi Endonozya doğumlu olduğunu ögrendik. Demek kan çekmiş, ne diyelim.
Söylemlerinde olduğu kadar tarih yazımında da Türkler ve Ermenilerin biribirlerine ne kadar benzediklerin en bariz örneği Dersim’dir. Biri Horosan hikayesiyle diğeri de Gagan hikayesiyle dilimizi, kültürümüzü, dinimizi, tarihimizi inkar ederek kendisine bağlamaya çalışıyor.
Erivan radyosu
Ermenistan ulusal radyosu bünyesinde günlük iki saat yayın yapan Erivan Kürt radyosu; Kürt ulusal hareketinin ve özellikle Kürt kültürel kimliğinin oluşumunda çok önemli rol oynadı. Hem Kürtçe haber veren hemde külturel yayın yapan bu radyo yarım yüzyıl yayın yaptı. Amma ve lakin bugün Erivan’da adına konferans yaptıkları Zaza halknını ve dilini görmediler yada görmek istemediler. Zaza çalışmalarında “Pioneerlik” yapan bu kadar Ermeni bilim adami vardıysa neden Erivan radyosu Zazaca yayın yapmadı? Dedik ya; insan teorisini çarpıtma-uydurma üstüne kurdumu yapmayacağı şey yoktur. Bugün kullanıp yarın bir kenera atacağı insanı da bulur, geleceğe yönelik gizli emellerini göz kamaştırıcı bir şekilde pakatleyerek hedeflediği saf toplumun kucağına vermesini de bilir. Erivan radyosu yayın yapmadığı gibi Zaza dili üstüne veya Dersim hakkında çalışma yapanlarda yoktur. Hepimize ünlü gezgin, ünlü yazar, ünlü dil bilimci diye yutturulan Andranik tek isimdir. O, Bingöl (Kiği) patriği tarafından Dersim de ki Ermenileri araştırmak için görevlendirilen bir papazdır. Bingöl’den yola çıkarak Pülümüre gelir. Pülümür’e varana kadar geçtiği yerlerde Ermeni bulamaz ve nefesi Şah Hüseyin Beyler’de alır. Araştıracak Ermeni bulamayacağını anladığından Dersim’e Ermeni tarihi yazmaya çalışır. Bunun için başvurduğu kaynaklar ise Şah Hüseyin beylerin hizmetçileridir. Durumdan rahatsız olan Şah Hüseyin bey Andranik’e daha fazla tahammül edemez. Dedesininde bir Ermeninin şikayeti üzerine Balkanlara sürgüne gönderildiğini bilen Şah Hüseyin Bey yanına kattığı adamlarıyla birlikte Adriyanik’i Erzurum’a kadar yollar. Andranik ve ünlü kitabının hikayesi bu olmasına rağmen birileri O’nu hala Zazaca uzmanı, gezgin, bilim adamı diye yutturmaya çalışıyor.
Rus’un yaptığı işlere bakın: Victoria Arakelova
1996 telefon görüşmemizde bizi dinleme. Anlama yerine, kesin hedefleri olan ve bu doğrultuda planlarını hayata geçirmek için av arayan bir avcı izlenimi vermişti. İzlemimizde yanılmamışız. Konferansa konuşmacı olarakta katılan Arakelova’nın konusu Surp Garabet manastırı. Ona göre Surp Garabet manastırı Dersimliler tarafından ziyaret yeri olarak kullanılıyor. Bölgeyi iyi bilen ve gezen Molyenux Seel’in bu konuda verdiği bilgiler farklı olmasına rağmen Arakelova buranın bir ziyaret yeri olduğu konusunda ısararlıdır. Bu konuda Dersim’in toplumsal hafızasında bir bilgi olmamasına rağmen, sağa sola hoş görünmek için bu yalanı uyduranların aktarımları Arakelova için daha önemli. Hoş görünme konusunda sınır tanımayanlar, Surp Garabet manastırını faal hale getirip bankaya çevirdiler ve 1938 de de Türk askerine soydurdular. Bunu kamera önünde yapmaktanda utanmadılar. Bu teoriyi ortaya atanlar Dersim’e verdikleri zararın ve yaptıkları muxenetligin farkında değillerdi. Onların hakikatla hiç bir alakası olmayan teorileri, Arakelova gibi plan sahibi olanların elinde Dersim’e karşı kullanılan bir silahtır. Amacı sağdan, soldan Hırıstiyandan, Ermeniden, Almadan aferin almak olanların bu tür söylemlerle toplumunun temellerini dinamitledikleri umurlarında bile olamaz.
Peki bütün bunlar neden hep Dersim’de oluyor? Mesela önemli bir Ermeni sehri olan Muş islenmiyor? Fark nedir? Bizim bildiğimiz Dersim’e sığınmış 15-20 Ermeni ailesi ve eskiden kalma 1-2 yıkık kilise ve o ünlü manastır var. Ermenilerin Dersim’den göç edip gitmeleri 1840 yıllarındadır. Dağlık , verimsiz ve endüstrisi olmıyan Dersim, ticaretle uğraşan Ermeniler için çekiciliğini yittirmiştir o yıllarda. Bizim dinimizden çok şey alan Ermeniler neden bunu inkar ediyorlar? Biz dinimizi reforme edip bugüne kadar getiriken, onlar Hıristiyanlığa geçerken bile bizden aldıklarının izlerini silemediler.
Mesele açık: bir halkın kelimelerini kontrol ettikten sonra o halkı yönlendirmek kolaylaşır, kimlik bunalımı olan zavallılar çağrıldıkları tuzağa gitar eşliğinde söyledikleri Henar türküleriyle giderler. Dersim’de yapılan da budur. Bu taktik Muş’ta tutmaz, çünkü orda herkes kendisini bilir ve kimse kendisini yaşadığı yerde işgalci ya da ilticacı olarak görmez.
Kimlik Kimlik Kimlik
Kime selam veriyorsak bize “gel bakayım, sana kimliğini söyleyeyim” diye başımıza diklenir. El falına bakan falcılar gibi; hele elini aç sana okuyayım derler. Dersimle ilgili kim bir laf yazsa hemen meseleyi kimliğe getiriyor.Kendimizden şüphe eder olduk “acaba” olur mu olur neden olmasın ki der olduk.
Güya Zazaları araştıran bu konferans, Bingöl’le uğrasması gerekirken, ki bildigimize göre en büyük Zaza şehridir, nedense Dersimi merkez olarak ele almışlar. Hatta duyuruda Türkiye’de yaşamakta olan 5-6 milyon Zaza’nın hepisinin Dersim’de yaşadığını ima etmişler. Güldük, keşke bu kadar nüfusumuz olsaydı.
Dersim hakkındaki yazılar incelendiğinde; bizi öğrenme, bize saygıyla yaklaşma ve bizim de çıkarlarımıza denk düşecek hiç bir yaklaşıma raslamadık. Ermeni araştırmalarının merkezine oturan tek 1 şey vardir, o da Dersim’in büyük bir kesimin “Kripto” Ermeni olduğudur. Bu Dersimlilere düpedüz bir hakarettir. Bu konferans ise; kan revan içinde oluşturduğumuz tarihimize hiç saygıları olmıyan Ermeni araştırmacıların falsifikasyon teorilerinin en doruk noktasıdır.
Orman kesen baltanın sapı ağaçtan olmayıpta neden olacak ki? Gidip orda konuşmayı bir marifet zan eden Dersimli hemşerilerimizin de olduğunu konferans programından öğreniyoruz. Tarihi bir yanlışa ve tarihi stratejik bir oyuna attıkları imzaları kendilerine hayırlı olsun. Umarız 20 yıl sonra dönüp bugüne baktıklarında oynanan oyunu görürler ve değerlendirme yaparlar. Atalarımızın deyimiyle “na sate a sate niya hama Haq o Haqo”. O saat ve dakikadayız.
Dersimin kimliği hakkında böyle okkalı büyük laflar etmek, Vank’ı bir çırpıda “açıl susam açıl” misali bankaya çevirip Seyit Rıza’nın hazinesini bu bankaya koymak utanç verici bir yalan değilde nedir? Madem bu hazinenin varlığından bu kadar eminziniz neden geri istemiyorsunuz? Buna cesaretiniz yok mu? Burdan çağrıda bulunuyoruz, size emanet edilen hazinemizi geri verin! İlerleryecek yaşınızın dikiz aynasından geriye baktığınızda, yalanlarınız ve şaklabanlığınızın tahribatlarını seyredip övünün. Mazlum bir toplumun temellerine bunca yalanı nasıl dinamit gibi yerleştirdiğinizle övünün. Zaten size ne hesap soran var ne de tutarlı bir entelektüel varlığımız var. Dersimli aydının günü şiir ile saz- avaz ve fantaziler arasında gamsız ve avare geçiyor.
Savunma ve caydırıcı entelektüel gücü olmayan bir toplum haline gelen Dersim toplumunun yaşadığı tarihi hüsranlar toplumumuzu herkesin iştahını kabartan bir av haline getirdi. Falsifikasyonlarınızda Erivan, Kanada, Paris, Dersim ve daha bir çok yerde sırtınızı okşiyanların aferinlerini almakta hiç bir sınır tanımayın. Zaman şimdi sizden yanadır.
Platonik Aşk: % 45- % 75 Artıran yok mu?
Dersimli bir ses sanatçısı da Dersim dilinde güzel çalışmalar yaptı. Sonra nedendir bilinmez bir Ermeni aşkına tutuldu ve Erivan yollarına düştü. 100 den fazla Ermeni Dersim türküsü topladığını söyledi ama ilk fırsatta Muş Ermeni türküsünü Dersim Ermeni türküsü yaptı. Hızını alamdı ve Dar Sokak’ta Dersimlilerin %45nin Ermeni kökenli olduğunu söylediğini duyduk. Sonra Dersim Gazik’te yasamlarını sürdüren hemşerimiz iki Ermeni aileden biri olan Gültekinlerden bir zat, hiç kaybetmediği, inkar etmediği, çünkü bunu yapması için hiç bir neden yoktu, Ermeniliğine geri döndü!!! Ermenilikten Ermeniliğe dönen bu hemşerimiz hızını bununla alamadı ve Erivana gidip Dersimlilerin %75 Ermeni oldugunu söyledi. Ozanımız %45 dedi Gaziklide %75 yaptı. Bu bir açık artırmaya döndü. Belediyemiz de Erivan’dan Dersimli Ermenileri (nasıl tespit ettilerse) Munzur festivaline getirdi. Gelenler de kim ile karşılaşmışlarsa, gözlerde beliren “aslında bizde Ermeniyiz ama söyleyemiyoruz” ifadesini okuya okuya bir hal olmuşlar (merak edenler röportajları okusunlar). Onların tahminlerine göre nerdeyse Dersim’in yüzde yüzü Ermeni.
İnsan bir topluma bu kadar hakaret eder mi? Güçten düşmüş ve gençliğini, miladını doldurmuş 40 yıl eskimiş sol söylemlere kurban vermiş bir topluma her kes şamar atar. Gücün yok ise ciddiyetinde yoktur. O halde seni yönlendirmeye de kızmayacaksın, kabul edeceksin. Şimdi bu noktadayız. Ya tarihimize layık bir şekilde bu falsifikasyon havarilarine karşı koyacayız ya da “ma ne olmus” bırakın söylesinler bırakın yapsınlar korosuna katilacağız.
Erivan Konferansi aslinda nedir?
Görünüşte bir üniversite tarafından düzenlenen bu konferans, uzun bir zamandan beri hazırlanan, şimdi uygulanmaya başlanan ve gelecekte de sürdürülecek olan “yönetici bir aklın” ürünüdür. Bunun böyle olduğunu başta Asatriyan olmak üzere diğer organizatörleri takip edenler iyi bilirler. Fakat bilmek yetmiyor. Uygulanmaya konan bu çarpıtma çalışmaları devam edecek. Bu falsifikasyonları boşa çıkarmak entelektüel birikimimizle olur. Tarhimiz bize defalarca öğretti; Dersim’i almak için “niceleri düştü gümana”. Bu girişimde tarihimize yeni bir güman olarak geçecek. Tabi yine ağır bedel ödeyeceğiz.
Bu konferans FRIEDRICH CARL ANDREAS’ın platonik ask hikayisi gibi karşılıksız kalacak. Zazaca uzmanı olarak bize yutturulmaya çalışılan Friedrich´e bunu doğru olup oladığını sorma inkanımız olsaydı, herhalde şöyle derdi: “Zazaca nedir ve Zazalar da kim? Dersim neresi? Benim derdim bana yetiyor. Nietze ve Freud ile irtibatı olan Lou dan başka bir şey görecek ve düşünecek durumda değilim”.
Çarpıtma ve yönlendirme ustaları; biz onları taş ustası bilirdik
Madem Dersim ile bir bağ kurmak istiyorsunuz, bir dostluk kurmak istiyorsunuz: O halde bize saygı duyacaksınız, tarihimize saygı duyacaksınız, yalan ve iftiralardan vaz geçip falsifikasyonları terk edeceksiniz, Kripto deyip Ermeni hemşerilerimize hakaret etmeyeceksiniz. Bir kaç sefer yazdık; Dersimde Kripto Ermeni yoktur. Çok değerli Ermeni hemşerilerimiz vardır.
Dersimden bir aşk türküsu: Ele Ele Ele Ela Pilvancike
Bu aralar kafayı Pilvenk aşiretine takanlar olduğunu işittik, okuduk. Kelime oyunlarında usta olmus falsifikasyon “Grand masterleri” aşiretimiz Pilvenkleri, eski bir dini Ermeni akımı olan Pavlikanlarla ilişkilendirme teorileri kurmuşlar. Bunuda bir marifet sandıkları için güzel bir ask türküsü olan ve Pilvenk asiretinden Ele’nin türküsünden bir alıntıyla bitirelim.
…..
Ere Ele Ele Ela mına Pılvancıke
Cênune sari lıngede iskarpinê
Iye Ela mı carıx u çermeo
Ele rınd ronise, rınd raurze
Werte sari de mare edev u sermo”
…
Hollanda Dersim Vakfi
28/10/2011
Новости
ROJNAMEVAN Û DÎPLOMAS HESENÊ QEŞENG ÇÛ BER DILOVANYA XWEDÊ
Çanda meye netewî zîyaneke mezin kişand: karmendê rojnama «Rya teze» yê berê, rojnamevan û dîplomasê naskirî Hesenê Qeşeng 12-ê çileya sala 2026-an di 82 salya temenê xwe da li bajarê Novorosîyskê (Rûsya, parwalatê Krasnodarê) çû ber dilovanya Xwedê.
Li ser rol û kemala ocaxeke meye netewîye sereke – rojnama «Rya teze», ya di warê pêşvebirina çand, ziman û dîroka gelê me da, eger derew tê tunebe, mirov dikare têza doktorîyê binvîse. Bawer bikî tune mijareke civaka kurdîye usa, ku rojnama «Rya teze» li ser nesekinîye û nenivîsîye. Tiştekî veşartî nîne, ku ev rojnama jîyandirêj hetanî dawîya sedsala 20-î jî ma wek hedadxaneke kadroyên netewîye sereke. Gelek zanîyar û nivîsakarên meye navdar di dema xwe da li vê rojnamê kar kirine û herdem li ser rûpêlên wê gotar û nivîsên xwe weşandine. Hema ji wan karmendên rojnamêye jêhatî û şareza yek jî Hesenê Qeşeng bû.
Hesenê Qeşeng 15-ê sibata sala 1944-an li Ermenîstanê, li gundê Eynelûyê (niha Lênûxî, navçeya Êçmîazînê) ji dayîkê bûye. Sala 1953-an mala bavê wî ya Qeşengê Eyoyê Xwedo cîhguhastî gundê Dalarê (navçeya Artaşatê) dibe. Zarotaya Heso li vî gundî derbas bûye, di vî gundî da jî ew çûye dibistana seretayî.
Sala 1957-an malbeta Qeşengê Eyo diçe bajarê Artaşatê û li wir dihêwire. Heso xwendina xwe li dibistana bajêre hejmara 1-ê dûmayî dike. Sal 1963-an ew vê dibistana navîn bi mêdala zêr serhevda tîne û hema wê salê jî li beşa farizî ya fakûltêta Rojhilatzanîyê ya Ûnîvêrsîstêta Êrêvanêye dewletê tê hildanê.
Salên xwendekarîyê bona wî salalên here xweş bûn, li ber wî cîhaneke nû vebibû. Piştî dersan dema wîye aza qet tunebû: yan ewê li pirtûkxanê bûya, yan jî diçû radyoya kurdî û rojnama «Rya teze». Wê demê komela xwendekarên kurd ya Rewanê hebû. Komelê karekî mezin dabû pêşya xwe: hertim nivîskar, zanyar û rewşenbîrên meye cihê-cihê vexwendî civînên xwe dikir, yên ku li ser wêje, çand û dîroka gelê me gotebêj û qise pêk danîn. Hema wan salan jî hesîna Hesen ya hizkirina berbi netew û welatê kal-bavan bêtir kûr bû û di dilê wî da şax veda. Hema di wê demê da ew bi rojnama «Rya teze» ra hate girêdanê, car-caran gotar ji bo wê û radyoyê dinvîsî.
Havîna sala 1968-an Hesenê Qeşeng bi dîploma sor Ûnîvêrsîtêt kuta kir. Gere bê gotinê, wekî dîploma sor kêm xwendekaran dikaribûn wergirtana. Dîploma usa her tenê didane wan kesan, yên ku nava 5 salan da bêqusûr hîn bûne û tenê qîmetê zef baş stendine.
Destpêka sala 1969-an berpirsyarê rojnama «Rya teze» Mîroyê Esed gazî Hesen dike, ku di rojnamê da wek nûçevan kar bike. Karmendîya Hesen ya rojnamevanîyê bi fermî hema di wê salê da destpê bû û bêtirî 20 salan dom kir.
Hesen timê bîr danî: «Ez du hesînan ra amin mame û bawerim, ku heya rojên xweye dawî jî ew hesîn wê li bal min bimînin û neyêne guhastinê. Ya yekemîn ewe, ku dibê mirov xêrxwez û qenc be, xirabî û nemamîya xelqê neke. Axir ne pêşîyên me digotin, wekî ji şer û dewan tu xêr tune, her tenê qencî dimîne û tê şêkirandinê. Ya duemîn jî – ew hizkirina berbi netew û waletê meye. Mirovê xwedî hesînên awa, bi bawerîya min, mirovê herî dewlemend û bexteware». Belê, xudanê van xeta şade ye: ew van hesînan ra hetanî dawîya emrê xwe amin ma…
Nivîskarê meyî navdar Eskerê Boyîk, ku vê gavê li Almanyayê dijî, gele-gele nivîsarên xwe li ser rûpêlên «Rya teze» çap kirine. Ew, ku timê dibû mêvanê rojanamê û wek rewşenbîrên meye mayîn baş haj karê rêdaksyonê û karmendên wê hebû, li ser Hesen awa nivîsye: «Hesenê Qeşeng bi xeysetê xwe yê paqij û eşîrtîyê, bejin-bala xweye tîtalî û seke-sifetê xweyî kurmancî, pêra jî zanebûnên berfireh nava rewşenbîrya meye Ermenîstanê da hertim berbiçav diket. Welatparêzekî dilsoz û rojnemevanekî serketî bû. Gotar û nivîsên wî balkêş bûn. Ew bi hewaskarî dihatine xwendinê…».
Di destpêka sala 1981-ê xudanên van xetan hate rojnama «Rya teze» û derbasî li ser kar bû. Wê demê desteke karmendên rojnamêye zane û cêribandî bi serekvanîya berpirsyarê emekdar Mîroyê Esed kar dikir. Nenihêrî wê yekê, wekî min Hesenê Qeşeng berî hingê jî nas dikir, lê salên karê tevayî em bi nêzîkayî û baş hev ra bûne nas. Hesen bêtir gotarên li ser çanda netewî û mijarên civakî dinvîsî. Nivîsên wî bi naverok kûr bûn. Gava ewî pirsgirkek hildida û arzû dikir, ne ku tenê sebebên wê pirsgirêkê danî ber çavan, lê usan jî ew nirx dikir û rê-dirbên çareserkirna wê pirsgirêkê nîşan dida û derdixiste meydanê. Di rojnamê da ew gelek salan serokê beşa çand û nama bû. Ewî namên xwendevanên rojnamê guhdar dixwend, bi bingehî analîz dikir, gava pêwîst bûya, diçû xudanên wan neman didît yanê jî ew vexwendî rêdaksyona rojnamê dikir…
Tiştekî veşartinê nîne, ku berî hilweşbûna Yekîtîya Sovîyêtê li hemû komarên wê, di wê jimarê da li Ermenîstanê jî, rewşa aborî û sîyasî xirab bûbû, gelek hêzên netewperest serên xwe bilind kiribûn, civakên netewên kêmjimar ketibûn rewşeke nedîhar ji bo bawerîya berbi roja sibê… Ji ber van babetan Hesenê Qeşeng jî wek gelek rewşenbîrên me terka xebata xweye li «Rya teze» da, ji Yêrêvanê bi malbetî koçber bû, çû Rûsyayê û li bajarê Novorosîyskê hêwirî.
Hesenê Qeşeng wergêrvanekî zimanê farizî yê gelekî jêhatî bû. Li salên 1980-î ew du caran çû Afxanistanê û serhev weke 5 salan li wir karê wergêrîyê û dîplomasîyê kir. Di destpêkê da wek wergêr, lê dû ra wek sêkrêtarê duemîn yê baylozxana Rûsyayê li Afxanistanê xebitî. Xebata wî bilind hatîye qîmetkirinê: ew bi gelek xelatên dewleta Sovîyêtê û Afxanistanê va hatîye rewakirinê. Mîna vê rojê tê bîra me, li rêdaksyona rojnama «Rya teze» caranan, gava em di nava karê wergêrê da rastî hinek têrmînên çetin dihatin û me nikaribû wêrgêra wane kurdîye rast bidîta, em berbirî Hesenê Qeşeng yan jî gotarvan Rizganê Gango dibûn (ewî jî farizî baş dizanibû û gelek salan li Îranê kar kiribû), wekî koka wan têrmînan li xebernamên farizî bigerin û bibînin. Bi wî teherî karmendên rojnama me gelek têrmînên nû çê dikirin.
Rojnamevan Rizganê Cango, yê ku îro bi fermî wek midûrê rêdaksyona «Rya teze» hesab dibe û li Moskvayê dijî û kar dike, bîr tîne: «Gava Hesenê Qeşeng bi mecbûrî terka rojnema «Rya teze» da û ji Ermenîstane derket, ew 46 salî bû. Ger ew neçûya, wê hetanî îro, yanê weke 36 salan jî qulixî gelê xwe bikira. Ew wek xudanê zanebûnên kûr dikaribû bibûya dersdarê nifşên nû…».
Rojnamevan û wergêrvan Têmûrê Xelîl ji Stokholmê li ser Hesenê Qeşeng awa nivîsye: «Di nava me da meriv bi çend şêwa bi nav û deng dibin. Hinek bi wê yekê va, ku zargotina gelê xwe baş dizanin, hinek bi wê, ku xwe ji şîn û şayên miletîyê nadine paş, hinek kes bi xwendin û zanebûnên xwe va, hinek jî bi welatparêzîya xwe va. Kêm caran dibe, ku ev hemû nîşan bi hev ra li bal merivekî hebin. Yek ji wan kesan jî Hesenê Qeşeng bû…».
Dibêjin, mirovê efrandar berî her tiştî arxîtêktorê ruhê xwe ye, dû ra yê benda. Efrandar bi ruhê xwe va tu caran kal nabe, ji ber ku ramanên wî herdem nûjen û genc dibin. Hesenê Qeşeng jî wek mirov, rojnamevan û dîplomas nûjenvanê ramanên xwe yên niştimanperwarîyê û welatparêzîyê bû…
Ji navê heval-hogirên Hesenê Qeşeng em serxweşîyê didine bira-pismam, seranser binemala Qeşengê Eyoyê Xwedo.
Bila serê lawê wî Barzanî û nevîyên wî sax be!
Bila serê gelê me sax be!
Prîskê Mihoyî,
karmendê rojnama «Rya teze» yê berê,
rojnamevanê emekdar yê Komara Ûdmûrtyayê (Rûsya).

Ji navê Rêveberya malpera www.kurdist.ru
Rêveberya malpera www.kurdist.ru ji bo koça dawî ya Hesenê Qeşeng – rojnamevan û dîplomatekî kurdî navdar serxweṣîyê dide bira-pismam û malbeta rehmetî.
Hesenê Qeşeng di warê pêşxistina çapemeniya kurdî û xurtkirina têkiliyên civakî da karekî mezin kir.
Bi salan Hesenê Qeşeng bi awayekî çalak beşdarî pêşvebirina rojnamegeriya kurdî bû û li ser qada navnetewî berjewendiyên Yekîtiya Sovyetê diparast.
Taybetmendiyên wî yên profesyonel, rastî û dilsoziya wî bal heval-hogirên wî rêzgirtina kûr herdem dihate qîmetkirinêh. Xebata wî di dîroka rojnamegeriya kurdî û dîplomasiya Sovyetê de şopeke bêhempa hişt.
Bîranîna Hesenê Qeşeng di dilê kesên ku wî bi şexsî nas dikirin wê her û her bimîne.
Di vê dema dijwar de rêveberya malbera www.kurdist.ru sersaxiyê dide malbat, heval û hevkarên rehmetî.
Bi rêz û xemgînî,
Rêveberya malpera www.kurdist.ru
Новости
УШЕЛ ИЗ ЖИЗНИ ИЗВЕСТНЫЙ СОВЕТСКИЙ ДИПЛОМАТ И КУРДСКИЙ ЖУРНАЛИСТ ГАСАНЕ КАШАНГ (HESENÊ QEŞENG)
Наша национальная культура понесла огромную потерю: бывший сотрудник курдской газеты «Рйа таза» («Новый путь»), известный журналист и дипломат ГАСАНЕ КАШАНГ (HESENÊ QEŞENG) скончался 12 января 2026 года в возрасте 82 лет в городе Новороссийске (Россия, Краснодарский край).
Если говорить по правде, можно было бы написать докторскую диссертацию о роли и достижениях одного из главных национальных институтов – газеты «Рйа таза» – в деле популяризации культуры, языка и истории нашего народа. Поверьте, нет ни одной проблемы курдского общества, которой бы не уделяла внимание и о которой бы не писала газета «Рйа таза». Не секрет, что эта долгоживущая газета оставалась хранилищем главных национальных кадров до конца XX века. Многие из наших известных ученых и писателей в свое время работали в этой газете и всегда публиковали свои статьи и труды на ее страницах. Одним из таких талантливых и опытных сотрудников газеты и был Гасане Кашанг.
Гасане Кашанг родился 15 февраля 1944 года в Армении, в селе Айналу (ныне Ленухи, Эчмиадзинский район). В 1953 году семья его отца, Кашанге Айое Хадо, переехала в село Далар (Арташатский район). Гасан провел детство в этом селе, где и посещал начальную школу. В 1957 году семья Кашанге Айо переехала в город Арташат и поселилась там. Гасан продолжил образование в городской школе № 1. В 1963 году он окончил эту среднюю школу с золотой медалью, и в том же году был принят на персидский факультет востоковедения Ереванского государственного университета.
Студенческие годы были для него самыми счастливыми, перед ним открылся новый мир. После занятий у него не было свободного времени: он либо проводил время в библиотеке, либо ходил на студию курдского радио и редакцию газеты «Рйа таза». В то время существовала курдская студенческая организация Еревана. Организация поставила перед собой большую задачу: она постоянно приглашала на свои встречи наших писателей, ученых и интеллектуалов из разных уголков страны, которые читали лекции и доклады о литературе, культуре и истории нашего народа. В те годы любовь Гасана к своей нации и родине предков еще сильнее укрепилась и разрослась в его сердце.
Именно тогда он стал сотрудничать с газетой «Рйа таза», опубликовался на ее страницах, писал статьи для радио.
Летом 1968 года Гасане Кашанг окончил университет с красным дипломом. Само собой разумеется, что лишь немногие студенты могли получить такой красный диплом. Такой диплом вручался только тем, кто безупречно учился в течение 5 лет и получал только очень хорошие оценки. В начале 1969 года редактор газеты «Рйа таза» Мирое Асад пригласил Гасана работать корреспондентом.
Журналистская карьера Гасана официально началась в том же году и продолжалась более 20 лет. Гасан всегда вспоминал: «Я оставался верен двум принципам и верю, что они останутся со мной до конца моих дней и не изменятся. Первый – это доброта и благородство, нежелание творить зло и проявлять неуважение к людям. Ведь наши предки говорили, что от войны и конфликтов нет никакой пользы, остается и ценится только добро. Второй – это любовь к нашей стране и родине. Человек, обладающий такими принципами, на мой взгляд, самый богатый и счастливый человек». Да, обладатель этих принципов счастлив: он оставался верен им до конца своей жизни…
Наш известный писатель Аскаре Бойик, ныне проживающий в Германии, опубликовал многих своих статей на страницах «Рйа таза». Он, будучи постоянным гостем газеты и, как и другие интеллектуалы, хорошо знакомый с работой редакции и осведомленный о её сотрудниках, с нескрываемым восхищением писал о Гасана следующее: «Гасан Кашанг, с его благородным и пылким характером, стройным телом и типичной курдской внешностью, обладал глубокими знаниями и всегда выделялся среди наших интеллектуалов в Армении. Он был преданным патриотом и успешным журналистом. Его статьи и очерки привлекали внимание и вызывали искренний интерес у читателей».
В начале 1981 года автор этих строк пришел в газету «Рйа таза» и начал работать в редакции. В то время группа грамотных и опытных сотрудников газеты трудились под почетным руководством авторитетного редактора Мирое Асада. Несмотря на то, что я знал Гасане Кашанга ещё до этого, за годы нашей совместной работы мы сблизились и хорошо познакомились. Гасан писал в основном статьи о национальной культуре и социальных вопросах. Его статьи и заметки отличались глубиной содержания. Когда он поднимал проблему и задавал вопрос, он не только указывал на причины этой проблемы, но и анализировал её, показывал и предлагал способы её решения. Много лет он возглавлял отдел культуры и писем в газете. Он внимательно читал письма читателей, тщательно их анализировал, а при необходимости навещал их авторов или приглашал в редакцию газеты…
Не секрет, что до распада Советского Союза экономическая и политическая ситуация во всех союзных республиках, включая Армению, ухудшилась, многие националистические силы усилились, а меньшинства погрузились в состояние неопределенности относительно будущего… Из-за этих проблем Гасане Кашанг, как и многие наши интеллектуалы, оставил свою работу в «Рйа таза», эмигрировал из Еревана со своей семьей, уехал в Россию и поселился в г. Новороссийске Краснодарского края.
Гасане Кашанг был очень талантливым переводчиком с персидского языка. В 1980-х годах он дважды ездил в Афганистан и около 5 лет работал там переводчиком и дипломатом. Сначала он работал переводчиком, затем вторым секретарем российского посольства в Афганистане. Его работа была высоко оценена: он был удостоен многих наград от советского и афганского правительств. Я помню, как в редакции газеты «Рйа таза», когда мы сталкивались со сложными терминами в процессе перевода и не могли найти их правильный курдский перевод, мы обращались к Гасане Кашангу или корреспонденту Рзгане Джанго (который тоже хорошо знал персидский язык и много лет работал в Иране), чтобы те поискали корни этих терминов в персидском языке. Вдохновленные этим, сотрудники нашей газеты создали множество новых терминов.
Журналист Рзгане Джанго, ныне официально считающийся директором редакции газеты «Рйа таза» и живущий и работающий в Москве, вспоминает: «Когда Гасане Кашанга вынудили покинуть газету «Рйа таза» и уехать из Армении, ему было 46 лет. Если бы он не уехал, он служил бы своему народу до сегодняшнего дня, то есть еще 36 лет. Как мастер глубоких знаний, он мог бы стать учителем новых поколений…».
Журналист и переводчик Темуре Халил из Стокгольма написал о Гасане Кашанга: «Среди нас люди становятся знаменитыми по-разному. Одни хорошо знают фольклор своего народа, другим не безразлично радость и печаль нации, третьи образованны и обладают знаниями, а четвертые патриотичны. Редко когда все эти признаки присутствуют в одном человеке. Одним из таких людей и был Гасане Кашанг…».
Говорят, что творческий человек — это прежде всего архитектор своей собственной души, а потом других людей. Творческий человек никогда не стареет душой, потому что его идеи всегда новы и полны молодости. Гасане Кашанг, как личность, журналист и дипломат, был также новатором в своих идеях патриотизма и был настоящим патриотом…
От имени друзей Гасане Кашанга мы выражаем наше соболезнование его родным и близким, всей семье Кашанге Айое Хадо.
Пусть здравствует его сын Барзани и его внуки!
Пусть здравствует наш народ!
Приск Мгои, бывший сотрудник газеты «Рйа таза»,
заслуженный журналист Удмуртской Республики (Россия).

От имени редакции сайта www.kurdist.ru
Редакция сайта www.kurdist.ru выражает глубокие соболезнования в связи с безвременной кончиной Хасане Кашанга — выдающегося курдского журналиста и советского дипломата, внесшего значительный вклад в развитие курдской прессы и укрепление межнациональных связей.
Хасане Кашанг на протяжении многих лет активно участвовал в формировании и развитии курдской журналистики, а также представлял интересы СССР на международной арене. Его профессиональные качества, принципиальность и приверженность своему делу снискали глубокое уважение среди коллег и единомышленников.
Его деятельность оставила неизгладимый след в истории курдской журналистики и советской дипломатии, и память о Хасане Кашанге навсегда сохранится в сердцах тех, кто знал его лично и ценил его вклад.
В этот трудный момент редакция сайта www.kurdist.ru выражает соболезнования семье, друзьям и коллегам покойного. Пусть светлые воспоминания о Хасане Кашанге и поддержка близких помогут пережить это непростое время.
С уважением и скорбью,
Редакция сайта www.kurdist.ru
-
Новости6 лет agoТемур Джавоян продолжает приятно удивлять своих поклонников (Видео)
-
Страницы истории12 лет agoО личности Дария I Великого и Оронта в курдской истории
-
История13 лет agoДуховные истоки курдской истории: АРДИНИ-МУСАСИР-РАВАНДУЗ
-
История14 лет agoКурдское государственное образования на территории Урарту: Страна Шура Митра
-
История15 лет agoДинастия Сасаниды и курды
-
Культура6 лет agoТемур Джавоян со своим новым клипом «CÎnar canê («Дорогой сосед»)»
-
Интервью6 лет agoНациональная музыка для нашего народа — одна из приоритетных ценностей…
-
Археология16 лет agoКурдистан – колыбель цивилизации. Хамукар.

You must be logged in to post a comment Login